"Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz"...
28 Ekim 2015 Çarşamba
Ah O Masada Ben de Olsaydım
Çankaya'dan bir mektup vardı, köşkten. Atatürk beni 28 Ekim akşamı düzenlediği yemeğe davet ediyor ve gecenin sonunda bir havadis vereceğinden bahsedip havadisin ne olduğundan bahsetmiyordu. Senelerin verdiği tecrübeyle Ata'nın muzipliklerinden biridir diye düşündüm, meğer yanılmışım. Bu seferki yemeğin amacı Ata'nın sevincini paylaşmak istemesiydi. Erkenden hazırlandım ve köşke gitmek için yola koyuldum Ata bu malum, beklemeyi ve bekletmeyi hiç sevmez. Köşke vardığımda kendime son bir çekidüzen verdim ve içeri buyur edildim. Ata hem yakın dostu hem de yaveri olan Salih Bozok ile ayakta dikilmiş, pencereden dışarı bakarak bir şeyler kaynatıyordu. Kapıya iki kez tıklayıp muhabbete ortak olmak için usulca yanlarına yaklaştım. Ata başını çevirdi ''hoş geldin çocuk'' dedi. Başımla selamladım ''Atam'' ve ''Salih ağabey'' dedim. Salih Ağabey meraklı bakışlarıma tercüman oldu ve üç misafirimizin daha teşrif edeceklerini sonrasında yemeğe geçeceğimizi ve ilerleyen saatlerde de Atamızın dilinin altındaki baklayı çıkaracağını söyledi. Aradan çok zaman geçmeden beklenen üç misafir de geldi, bunlar Fuat Bulca, Nuri Conker, Fethi Okyar idi. Hemen selamlaşıldı tokalaşıldı ayak üstü hal hatır soruldu ve yemek esnasında da konuşmak için bir şeyler kalsın diye Ata bizi zaman kaybetmeden hazırlattığı salona buyur etti. Her zamankinden daha mükellef bir sofra ile karşılaşmıştık ve durumun önemi netleşmişti kafamda. Başta Ata'nın olmak üzere davetli olan herkesin sevdiği yemekler hazırlatılmıştı. Tabir-i caiz ise masada bir tek kuş sütü eksikti. Ata'nın favori yemeği karnıyarık, favori mezesi fava ve beyaz leblebi. Salih Ağabey her zamanki gibi Ata ile aynı kalemden devam etti. Fuat Ağabey için Fırında kuzu kol, Nuri Ağabey her zaman olduğu gibi zeytinyağlı da zeytinyağlı demesin diye hazırlanmış envai çeşit zeytinyağlı pırasasından tutun, barbunya pilakisine oradan tutun zeytinyağlı yaprak sarmasına. Fethi Ağabey her zaman olduğu gibi yemek ayırt etmediği bilinmesine rağmen kırmızı şarabın yanında eşlik edebileceği mütevazi bir peynir tabağı ve küçük bir salkım üzüm hazırlanmıştı. Gelelim bana davetlerde dikkatim çok dağılmasın konudan uzaklaşmayayım diye yemek yemeyi sevmem ama malum büyüklerimizin ısrarı Atamızın havadisi üzerine aç durmak olanaksızdı. Benim içinse biraz fava, yarım dilim kavun, ve semizotlu yoğurt vardı. Ata'nın sevdiği yemeklerin aksine hep yemek istediği ama bir türlü nasip olmayan enginar yine ulaşmamıştı köşke. Bunun burukluğunu hissettim. Ata masaya oturmamız için eliyle işaret verdi haliyle bizde yerlerimize oturduk. Muhabbet sıcak bir sohbet ile başladı fıkralar anlatıldı, felsefeye değinildi, ülke için çözüm önerilerinde bulunuldu. Masanın başında Ata'nın yanında bulunan karatahta, tebeşir, silgi ve kütüphaneden gelen kitaplar, sofranın mezesi haline geldi. Zaman ilerledi gecenin sonuna doğru gelindi ve Ata kadehini kaldırdı ve müjdeyi verdi
"Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz"...
"Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz"...
25 Ekim 2015 Pazar
Syphon Coffee
Syphon Coffee
Sifonumuzun alt haznesine 375 ml sıcak su koyuyoruz sonrasında üst haznesini yerine yerleştiriyoruz. Sifonumuzun üst haznesinin filtresini takıyoruz.
Gaz ocağımızı sifonun alt haznesinin altına yerleştirip ısınan suyun genişleyerek buharın suyu itmesiyle yukarı çıkmasını sağlıyoruz. Yukarıda biriken suyu bambu kaşık yardımıyla karıştırıp suyun ısısını biraz düşürüyoruz (95- 100°C). Bu süre zarfında gaz ocağının altını kısıp suyun aşağıya inmesini engelleyip ocağın altını kısıkta tutuyoruz. Hemen ardından üst hazneye çıkan suya 26g öğütülmüş kahve döküyoruz. Bambu kaşık yardımıyla bir kaç tur karıştırıp 30 sn dinlenmesini bekliyoruz.Bekledikten sonra kahvede bir kabarma meydana geliyor (blooming) 30 sn den sonra 7-8 tur daha karıştırıyoruz. kahveye temas etmeden 30 sn daha bekliyoruz. Sonrasında gaz ocağını kapatıp kenara alıyoruz ve kahveyi kendi haline bırakıyoruz. Alt haznede su daha baskın geldiğinden vakum etkisiyle kahve alt hazneye geçmesini bekliyoruz. Soğuma başlayınca bir alt basınç oluşur ve vakum gerçekleşir. Oluşan basınç yukarıdaki demlenmiş kahveyi aşağı çeker, kahve posası ise filtrede kalır. Üst hazne ısınmadığı için rahatça kenara alınır filtre sayesinde kahvemizin pugları (posası) yukarıda kaldığından alt tarafta tamamen posasız kahve elde etmiş oluyoruz
Her şey bir bardak kahve için...
Sifonumuzun alt haznesine 375 ml sıcak su koyuyoruz sonrasında üst haznesini yerine yerleştiriyoruz. Sifonumuzun üst haznesinin filtresini takıyoruz.
Gaz ocağımızı sifonun alt haznesinin altına yerleştirip ısınan suyun genişleyerek buharın suyu itmesiyle yukarı çıkmasını sağlıyoruz. Yukarıda biriken suyu bambu kaşık yardımıyla karıştırıp suyun ısısını biraz düşürüyoruz (95- 100°C). Bu süre zarfında gaz ocağının altını kısıp suyun aşağıya inmesini engelleyip ocağın altını kısıkta tutuyoruz. Hemen ardından üst hazneye çıkan suya 26g öğütülmüş kahve döküyoruz. Bambu kaşık yardımıyla bir kaç tur karıştırıp 30 sn dinlenmesini bekliyoruz.Bekledikten sonra kahvede bir kabarma meydana geliyor (blooming) 30 sn den sonra 7-8 tur daha karıştırıyoruz. kahveye temas etmeden 30 sn daha bekliyoruz. Sonrasında gaz ocağını kapatıp kenara alıyoruz ve kahveyi kendi haline bırakıyoruz. Alt haznede su daha baskın geldiğinden vakum etkisiyle kahve alt hazneye geçmesini bekliyoruz. Soğuma başlayınca bir alt basınç oluşur ve vakum gerçekleşir. Oluşan basınç yukarıdaki demlenmiş kahveyi aşağı çeker, kahve posası ise filtrede kalır. Üst hazne ısınmadığı için rahatça kenara alınır filtre sayesinde kahvemizin pugları (posası) yukarıda kaldığından alt tarafta tamamen posasız kahve elde etmiş oluyoruz
Her şey bir bardak kahve için...
Bon Appétit
22 Ekim 2015 Perşembe
Bir Türlü Sevmediğim Semt Pazarları
Kalabalığı sevmediğim için pazar alanlarını da sevmem oldum olası. Yeri geldiğinde ihtiyaçtan yeri geldiğinde mecburiyetten gittiğim bir yer halbuki. O yüzden bu yazımı yazarken kendime ''Zulüm'' etmemek için gitmeden yazıyorum. Tamam pazarcı dayılar, amcalar, teyzeler yeri geldiğinde çok iyi insanlar olabiliyor ama sizce bu yeterlimi. Üç kuruş ucuza aldığın sözde organik, sözde sağlıklı ürünler... O pazara uğrayan onlarca zat kimseye saygısı olmadan tezgahlara üşüşüyor, yeri geldiğinde kavga ediyor oda yetmemiş gibi hasbelkader yanında durduğunuz için patavatsızca savrulan el, kol, dirsek hareketinden nasibini almış oluyorsun. Eskiden annem beni pazara sürüklerken hep sorardım insanlar neden hep bir tartışma içerisinde diye, annemde eğildi ve kulağıma ''paylaşmayı bilmeyen insanlar kontrol altında tutulamaz'' dedi.
20 Ekim 2015 Salı
Yemek Yazarlığı Dersinden Eklektik Yazılar.
En çok sevdiğim pastaneye gittim, vitrinde çilekli pasta yoktu. Neden bugün çilekli pasta olmadığını sordum. Çalışan çileğin mevsiminin geçtiğini söyledi, sinirlendim.
Artık teknoloji fazlasıyla ilerledi derin dondurucular işinizi kolaylaştırabilir. Bunu bir bahane olarak görmüyorum ve bir daha bu pastaneden ürün alıp tüketebileceğimi düşünmüyorum.
Sonra pasta kitapları alıp evde kek, pasta, tatlı türlerini yapmaya başladım. ilklerde olumsuz sonuçlarda alsam, pes etmeden yapmaya devam ettim. Kendi çilekli pastam daha lezzetli geldi bana ve bir daha dışarıdan pasta alıp yemedim
13 Ekim 2015 Salı
Tost Burger
TostBurger
Malzemeler:
-Zeytin yağı 1 yk
-Soğan ½ orta boy
-Mantar 1 orta boy
-Hamburger köftesi 1 adet
-Hindi Jambon 1 dilim
-Tost ekmeği
-Pastırma 2 dilim (çemenleri temizlenmiş)
-İzmir tulum peyniri 2-3 dilim
Hazırlanış:
Uygun boyuttaki tavayı orta ateşte ısıttıktan sonra tavanızı ateşin merkezinden 5cm kadar yana kaydırın ve zeytin yağını ekleyiniz. Hemen ardından istediğiniz şekilde doğradığınız soğan ve mantarları tavaya ekleyip soteleyiniz. Soğan ve mantarları sotelerken tavanın daha soğuk tarafında hamburger köftesini pişirmeye bırakınız. Hamburger köftesinin bir tarafı piştikten sonra jambon ardından pastırmayı tavada spatula ile üzerine bastırarak kızartınız. İki dilim tost ekmeğini kendi zevkinize göre kızartınız. Pastırmanızda kızardıktan sonra hamburger köftenizi çevirip köftenin üzerine sırasıyla Sotelediğiniz soğan ve mantarları onun üzerine de İzmir tulum peynirini ekleyin ve peynir eriyene kadar tavanın kapağını kapatınız. Peynir eridikten sonra kızarmış olan ekmeklerden birinin üzerine sırasıyla jambon, pastırma ve hamburger köftesini ekleyip son kalan ekmekle de üstünü kapayınız.
Bon Appétit
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)