1 Aralık 2015 Salı

AİDS ve Beslenme

HİV+ bağışıklık sistemine saldıran bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın ilk safhalarında, kişi gözle görülür hiçbir belirti göstermez ilerleyen safhalarda ise kilo kaybı, ateş, ishal ve fırsatçı hastalıkların (ağız yaraları, tüberküloz gibi) ortaya çıkmasıyla hastalığın belirtileri gözle görülebilir bir hal kazanmaya başlayacaktır. Vücudun beslenme durumu HİV taşıyıcısı olduğu andan itibaren büyük önem taşır. Bu durum taşıyıcının beslenme eğitimi, sağlıklı yeme alışkanlığı sağlama ve özellikle başta yetiştirme, saklama ve pişirme olmak üzere yiyeceğin güvenilirliği konusunda harekete geçme şansı verir. İyi beslenme hastanın sağlığını ve yaşam kalitesini korumasında büyük önem taşır çünkü ilerleyen zamanlarda kilo kaybı, iştahsızlık, ishal gibi sorunlar boy göstermeye başlar buda vücudun besinlerin yeteri emilimini yapamamasına yol açar ve sağlık durumunu direkt olarak etkilemektedir. Bunun sonucu kişinin beslenmesi bozulur ve kişi zayıf düşer. Klinik AİDS başlangıcının muhtemel göstergesi (Yetişkin bireylerde) 6-7 kiloluk bir kayıp meydana gelir, zayıf bireyler için bu kayıp ciddi sorunlar doğurabilir. Sağlıklı ve dengeli beslenme tedavi ve enfeksiyonlar başladıktan sonra vücudun uygun besinsen dengeye gelmesi kilo kaybını ve ilerleyen zamanlarda baş gösterecek hastalıkların etkilerini azaltabilir. İyi beslenme ilaçların etkisini iyi yönde etkileyebilir. Sağlıklı ve dengeli beslenme, HİV enfeksiyonunun bütün safhalardaki insanlara yönelik, danışmanlık ve bakımın ana hedeflerinden biri olmalıdır.

Doğru besinsel destekle hayat kalitesini arttırmak için yapılabilecekler;

Kilo ve gücü koruyarak
Vücutta eksik vitamin ve mineralleri yerine koyarak
Bağışıklık sisteminin etkisini ve vücudun hastalıklara karşı mücadele yeteneğini arttırarak
Enfeksiyondan, AİDS hastalığına uzanan süreci uzatarak
Vücudun tedaviye verdiği cevabı arttırarak, sağlığı korumak için harcanan zaman ve parayı azaltarak
HİV’li bireylerin üretken olmalarını sağlayarak ailelerinin gelirlerine katkıda bulunmalarını sağlayarak

HİV/AİDS’le yaşayan insanların ortalama beslenme programı;
Her öğün temel besin tüketimi
    Tahıllar (pirinç, buğday, arpa), nişastalı kökler (patates) ve köklü meyveler lifli besinlere örnek olarak tüketilebilir.

Mümkünse her gün bir öğün baklagil tüketimi
     Fasulye, bezelye, mercimek ve soya fasulyesi baklagillere örnek olarak sayılabilir. Temel besinlerle tüketildiğinde proteinin kalitesini arttırırlar.

Hayvansal ürünler ve süt ürünleri tüketimi
    Hayvansal ürünler ve balıklar yüksek kalitede protein, vitamin, mineral ve ilave enerji içerdiğinden olabildiğince sık tüketilmeli

Her gün sebze ve meyve tüketin
      Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak,balkabağı),yeşil biber,kabak,havuç,kayısı,şeftali ve mango:  Bol A vitamini içerirler.  Domates, lahana, portakal, mandalina, greyfurt, limon, dut, mango ve ananas: Bol C vitamini içerirler ve hastalıklarla mücadele etmeye yardım ederler.

Katı ve sıvı yağları ,şeker ve şekerli yiyecekler yerine kullanın
     Katı yağlar, sıvı yağlar ve şeker iyi enerji kaynaklarıdır ve kiloyu korumak veya kaybedilen kiloları geri almak için önemlidirler.  Bunlar yiyeceklere lezzet vermek suretiyle iştah açıcı olurlar. Tereyağı, domuzyağı, margarin, kızartma yağları,kaymak, mayonez ve hindistan cevizi kremi bu yiyecekler arasında sayılabilirler. Ayrıca avokadoda, yağlı tohumlarda (ayçiçeği, yerfıstığı ve susam), yağlı et, balık, lor ve peynirde de bulunurlar. Şeker ve şekerli yiyecekler olarak bal, reçel, çay şekeri, kek ve bisküvi sayılabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder